anne-baba Ağustos 24

ANAOKULU SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ

Çocuğunuzu anaokuluna göndermek istiyorsunuz ama karar vermek o kadar zor ki. Bunca zaman korunaklı çevrenizde kontrolünüz altında büyüyen yavrunuz artık dışarıya açılacak, sizden başkalarıyla ilişkiye girecek, çocuğunuzun ihtiyaçlarını başkaları karşılayacak… Gerçekten de anaokuluna başlama süreci çocuk için olduğu kadar çocuğa bakan kişiler için de oldukça duygusal bir süreçtir. Bu sebeple iyi bir anaokulu seçmek, okula güvenmek çocuğunuzu kuruma teslim etme ve çocuğunuzun okula adaptasyon sürecinde işinizi kolaylaştırır.

Peki, bir anaokulunun iyi olduğunu nasıl anlarız?

• Öğretmenlerin eğitim düzeyi: Öğretmenlerin hangi okuldan eğitim aldıklarını, meslekte ne kadar tecrübe edindiklerini sorgulamakta fayda var. Fakat bence daha önemlisi, öğretmenin ya da genel olarak eğitici kadronun kaç yıldır o kurumda görev yaptığı, kurumun sık el veya öğretmen değiştiren bir kurum olup olmadığıdır. Eğer sağlam bir eğitimci kadrosu varsa uzun yıllar birlikte çalışmaları beklenir ve bu tarz bir kurumda ortak bir kurum kültürü olduğu, bireysel kararlar değil organizasyon kararlarının uygulandığı söylenebilir.
Uygulanan eğitim programı: Başta Montessori olmak üzere, High Scope, Reggio Emila, PYP gibi yurt dışından ithal pek çok programı uyguladığını iddia eden kurumlar mevcut. Size önerim, telefonda yaptığınız ön görüşmede hangi programın uygulandığını öğrendikten sonra bu konuda küçük bir araştırma yaparak gitmeniz ve programla ilgili detaylı sorular sormanız. Böylece gerçekten uygulanıyor mu yoksa vitrini süsleyen bir unsur mu anlamış olursunuz.
Genel olarak ise eğer hakkıyla uygulanıyorsa çocukların altı gelişim alanını destekleyen Milli Eğitim Bakanlığı’nın anaokulu programının oldukça yeterli olduğunu söyleyebilirim. Bu gelişim alanları: Zihinsel gelişim, dil gelişimi, ince motor gelişim, kaba motor gelişim, sosyal duygusal gelişim ve özbakım gelişimidir. Bunu anlamak için yetkili kişiden uyguladıkları etkinliklere her alanla ilgili birer örnek vermesini rica edebilirsiniz.
Psikolog Desteği: Anaokulu çocuğun dışarıya açıldığı ilk ortam olduğu için çocuğunuzun ilk defa sizin taraflı gözlerinizden çıkarak tarafsız kişilerce değerlendirilmesi söz konusu olacaktır. Bu noktada kurumun düzenli çalıştığı bir psikolog/pedagog olması, çocuğunuzun gelişim düzeyi, arkadaşlarıyla ve yetişkinlerle ilişkileri, kendini ifade etme ve öğrenme becerileri hakkında birçok fikir verecektir.
Böylece gelişimin en hızlı ilerlediği bu dönemde çocuğunuzun olası zorluklarını erken fark edip müdahale etmeniz veya özel ilgi alanlarını keşfetmeniz mümkün olacaktır.
• Sınıf mevcudu: Çocuğunuzun katılacağı grubun kaç kişilik olduğunu, yaş grubu veya gelişim seviyesine uygunluğunu, sınıfta kaç öğretmen bulunduğunu sorun. Çocukların anaokulu döneminde kendilerinden en fazla 6 ay küçük veya büyük çocuklarla vakit geçirmeleri uygundur. Bu sebeple -eğer bir Montessori sınıfına kaydolmuyorsa- çocuğunuzun katıldığı grubun yaş ortalamasından çok uzak olmamasına dikkat edin. Sınıf kontenjanının ortalama 12-15 çocuk arasında olması ve bu tarz bir sınıfta en az iki öğretmenin (ya da bir öğretmen bir yardımcı öğretmen) bulunması uygundur.
Açık hava bahçesi:
0-6 yaş bilişsel, ince motor, kaba motor, sosyal duygusal, özbakım gibi tüm gelişim alanlarının aktif çalışmasını istediğimiz bir süreç. Seçeceğiniz okulun bilişsel gelişim kadar (kapalı mekân, masa başı faaliyetler) kaba motor alanında da (açık hava etkinlikleri) uygun ortam sunuyor olması önemlidir. Bu sebeple bir açık hava bahçesinin olmasını önemseyin derim. Aslında daha önemlisi o bahçenin ne sıklıkta kullanıldığıdır. Çocukları ne sıklıkta bahçeye çıkardıklarını, kışın nasıl bir yöntem geliştirdiklerini mutlaka sorgulayın.
Düşüncenin devre dışı kalığı yer; Sezgilerimiz: Her ne kadar yukarıdaki koşulları optimum sağlıyor olsa da bir anaokulunun sizde bıraktığı psikolojik intiba karar verme sürecinde herhalde hepsini sollar. Neticede kurumun size tanıtılması, kurumda birkaç gün geçiriyor olmak bir fikir verse de tam olarak nasıl bir yer seçtiğinizi okulun içine girdikten ve kayıt olduktan sonra göreceksiniz. Bu sebeple sezgilerinizi yabana atmayın derim. Kurum sahibi ve öğretmenlerin sizde bıraktığı izlenim, okula giren çıkan çocukların, velilerin profili ve tavrını sadece gözlemlemek bile önemli fikirler edinmenizi sağlayacaktır.
Uzm. Psk. Selcen Akdan

Benzer Makaleler

Yorum yaz