Show Mobile Navigation

Bebeklerde İshal Rahatsızlığı

Bebeklerde İshal Rahatsızlığı

Bebeklerde ishal görülümü oldukça azdır. Bunun nedeni ise anne sütü ile beslenme şeklidir. Anne sütünde bulunan maddeler ishal gibi rahatsızlara karşı koruyucu özelliğe sahiptir. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal az rastlanan bir durumdur.

Bebeklerde ishal belirtileri nelerdir?
  • Bebeklerde ishal belirtileri şunlardır;
  • Dışkıda normalden fazla sulu bir hal görülmesi
  • Çok sık sulu dışkılama( günde 7-8 defa vb.)
  • Bulantı
  • İştah kaybı
  • Kusma
  • Karın ağrıları ve gaz sancıları
Bebeklerde ishal nasıl geçer?
Bebeklerde ishal görülen bir rahatsızlık olmadığından bir uzmandan yardım almak en doğru yöntemdir. Uzmanın bebek için önerdiği doğrultuda beslenme davranışı göstermek, rahatsızlığın doğru ve kısa biçimde atlatılmasını sağlayacaktır.Bunun yanı sıra ebeveynler tarafından destekleyici bazı davranışlar gösterilebilir. Özellikle bebğin rahatsızlığını ve huzursuzluğunu gidermek adına sık sık alt değiştirme, onu rahatlatacaktır. Aynı zamanda her değişimde dezenfekte etme de iyi bir yöntemdir. Bunun yanı sıra anne sütünün yardımcı olacağı da aşikardır. Bebek ishal iken anne sütü asla kesilmemelidir. Bunlar gibi alınacak bazı önlemler bebeklerin ishal rahatsızlığını çözüme ulaştırır.



Bebeklerde Konak Nedir?

Bebeklerde Konak Nedir?

Özellikle yeni doğan bebeklerde sık rastladığımız kafa derisinde görülen sarımsı kabuklu tabakaya konak denir. Bebeklerde konak genel olarak kaygılanacak bir durum hali değildir. Hemen hemen her bebekte geçici bir dönem görülen deri döküm halidir. Bebek vücudu bu sarımsı tabakayı kendiliğinden üretir ve döner. Bu durumun bebeğe hiçbir zararı ve etkisi yoktur.  Bebeklerde konak ortalama 3. Aya kadar devam eder.

Bebeklerde konak nedenleri nelerdir?
 Bebeklerde görülen konak için herhangi bir bilimsel nedene rastlanmamıştır. Bebeklerde konak hijyenik bir durum olmadığı gibi bir alerji halidir değildir. Konak, vücut tarafından kendiliğinden üretilir ve atılır.
  Bebeklerde konak, kaygılanacak bir durum değildir. Genel olarak 3. Aya kadar devam eder ve kendiliğinden son bulur. Fakat bazı bebeklerde uzun süren konak bir yıl ve aşkın zamanları kaplayabilmektedir. Bu gibi durumlarda konak tedavisine başvurulmalıdır.
Bebeklerde konak tedavisi nasıldır?
 Evlerde yapılan bazı manuel uygulamalar konak tedavisini sağlamaya yetmektedir. Bunlar;
Bebeğin kafa derisine vazelin sürerek beklemek ve yumuşadıktan sonra yıkamaktır. Bu durum bebeğin kafa derisinin yumuşamasına ve konak tabakasının azalmasına yardım eder.
Bebeğin kafa derisine mineral yağı veya bebek yağı sürerek bekletmek ve yıkamak aynı şekilde yumuşaklık ve azalma sağlayacaktır.
Kafa derisinin hafifçe fırçalanması konağın azalmasını sağlayacaktır.
Tüm bunların yanı sıra ketokenazol şampuanları ve kremleri konak tedavisinde oldukça etkiye sahiptir. Bu şampuan ve kremlerin kullanımı ile bebekte görülen konağın kaybolmasına yardımcı olacaktır.


Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş Besinleri

Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş Besinleri

Yeni doğan bebek bakımında ebeveynleri özellikle de anneleri en çok zorlayan ek gıdaya geçiş dönemidir. Bebeğin anne sütü ya da mama ile beslenmesinin devamında tamamlayıcı besinler ile desteklenmesi gerekiyor. Elbette ki; bu süreçte ebeveynlerin aklında birçok soru meydana gelmekte. ‘Ek gıdaya hangi besinler ile geçilmelidir?’ En çok karşılaşılan sorular arasında yer alır. Bu soruyu cevaplayalım. Aslında bu sorunun cevabı olarak net bir cevap veremeyiz. Ancak yoğurt, sebze püresi ve meyve püresi en doğru tercihler olacaktır.

Yoğurt; anne sütüne yapı bakımından yakınlığı, kemik ve diş gelişimi için faydalı olan kalsiyum içermesi, zengin bir protein kaynağı olması, oldukça fazla B12 ve B6 vitaminleri içermesi, enfeksiyonlardan koruma özelliği ve kolay sindirilebilirliği gibi özellikleri ile en doğru tercihler arasında yer alır. Bebeğe verilecek yoğurdun günlük olarak tercih edilmesi ise her zaman daha faydalı olacaktır.
Sebze püresi; çorba değil de mevsim sebzelerinden hazırlanmış bir sebze püresi bebeğin ek gıdaya geçişinde tercih edilecek en faydalı besinler arasında yer alır. Sebze püresine başlarken dikket edilmesi gereken öncelikle bir sebze ile başlamak devamında diğer sebzelerden ekleyerek ikili- üçlü karışık püreler kullanılmalıdır. Aynı zamanda alerjik reaksiyonu düşük sebzelerin tercih edilmesi de daha doğru olacaktır. Patates, havuç, kabak, bal kabağı, yeşil fasulye gibi sebzeler ilk tercihler arasında yer alabilir.
Meyve püresi; öncelikle mevsim meyvelerinin tercih edilmelidir. Aynı zamanda organik ve taze olmasına dikkat edilmesinde fayda var.  Ek gıdaya geçişte meyve püresi ile başlamanın bir dezavantajı olarak devamındaki süreçte bebeklerin sebze püresini reddetmesidir. Ancak ek gıdaya geçişte meyve püresi tercih ediliyorsa elma, kayısı, erik, şeftali, nektarin başlangıç için en doğru seçimler olacaktır.






Bebeklerde Diş Çıkarma

Bebeklerde Diş Çıkarma

Bebeğin diş çıkarma süreci aslında büyüme ve gelişim göstergesidir. Bu süreç anne ve babalar için oldukça stresli geçse de bebek gelişiminde ne önemli adımlardan biridir. Bebek diş çıkarma sürecinde oldukça huzursuz ve rahatsızdır. Bu nedenle sık sık ağlama nöbetleri geçirir. Fakat bu asla bir sorun değil aksine gelişimin doğru olarak tamamlandığının göstergesidir.
Bebeklerde diş çıkarma süreci ne zaman başlar?
Bebeklerde diş çıkarma genel olarak 6. Aydan itibaren başlar. Nadir olarak bir yaştan sonra diş çıkaran bebeklerde görülmektedir. Bir yaştan sonra diş çıkarma gibi nadir görülen bir diğer durum ise; diş ile doğan bebeklerdir. Bazı bebekler doğdukları an itibari ile bir veya birden fazla dişe sahip olarak doğar. Fakat bu gibi durumlarda dişte sallanma var ise kesinlikle çekilmelidir. Bilinçsiz olan bebek, sallanan dişi yutma eğilimi gösterebileceği için durum tehlike arz edebilir.
Bebeklerde diş çıkarma belirtileri nelerdir?
 Diş çıkaran bebekler görülen belirtiler;
  • Artan tükürük salgısı
  • Huzursuzluk
  • Ağlama nöbetleri
  • Diş etlerinde kızarma
  • Sık sık bir obje ısırma isteği
  • Uyku düzeninde oluşan bozukluklar
Diş çıkaran bebeklerde aynı zamanda ateş, ishal gibi belirtilerde oluşabilir. Bu durum bebekler için normaldir. Artan ateş veya uzun süren ishal, hiç bitmeyen ağlama nöbetleri veya olağan dışı bir belirtiye rastlandığında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.


GÖĞÜS UCU ÇATLAKLARINI GİDERMENİN YOLLARI

EMZİREN KADINLARDA GÖĞÜS UCU ÇATLAKLARINI GİDERMENİN YOLLARI
Bebeğinizi kucağınıza aldıktan sonra, onu emzirmek, en büyük hayallerinizden biridir. Bebeğinizi emzirmek sandığınız kadar kolay olmayabilir. Bebeğinizi yanlış emzirmeniz sonucunda, göğüslerinizde çatlaklar oluşabilir, hatta kan gelebilir ya da parça kopabilir. Bunları yaşamak istemiyorsanız, tavsiyelerimize mutlaka uymalısınız.
Göğüs ucu çatlakları nasıl önlenir ve nasıl giderilir?
  • Öncelikle gebelikten başlayarak, bir takım önlemler almanız gerekmektedir. Özellikle ilk bebeğinizse, emzirmeyi iyice öğrenmeniz gerekmektedir. Yanlış emzirme sonucu, meme ucu çatlakları artabilir. Bebeğinizin ağzı, memenizin koyu renkli olan ucunu tamamen alacak şekilde olmalı ve bebeğiniz tamamen göğsünüze bakmalıdır. Bu şekilde olmayan emzirmelerin sonucu, bebeklere mama verilmesine kadar gidebilir. Bunun için doğru emzirme yöntemini kavramalısınız.
  • Zeytinyağı sürün. Olmasa bile meme ucu çatlaklarını önlemek ve olan çatlakları onarmak için emzirme sonrasında meme ucuna zeytinyağı sürebilirsiniz. Silmenize gerek yoktur.
  • Çatlak kremleri temin edin. Zeytinyağı içeren çatlak kremlerini mutlaka emzirdikten sonra günde 3 4 kez doktorunuzun tavsiye ettiği şekilde sürmeye dikkat edin.
  • Göğüs pedi kullanın. Anneler için geliştirilmiş olan mükemmel yeniliklerden biri olan göğüs pedini sütyenlerinize mutlaka takmalısınız. Bu sayede yara olan göğüs uçlarınızın elbiselerine yapışmasına engel olacak, yaranızın sürekli ıslanmasını engellemiş olacaksınız. 







Önceki
Facebook Sayfamızı Beğenin