Show Mobile Navigation

Babanın Sevgisi Çocukta Özgüveni Besliyor

Çocuğunun gelişiminin olumsuz etkilenmemesi için baba çocuğuna nasıl davranmalıdır?
Anne ve babanın davranışları çocuğun sağlıklı  birey olarak yetişmesinde önemlidir. Babalık görevi de annelik gibi bebeğin ana rahmine düştüğü anda başlar.
Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, baba sevgisinin çocukta özgüveni beslediğini belirterek babanın çocuğun bakımı ve yetiştirilmesindeki önemini anlattı.   
Sevgisini göstermeyen, ciddi ve otoriter baba modeli de aşırı şımartan baba modeli de çocuğun gelişimini olumsuz etkiler. 
Toplumumuzda baba çocuğun yaşamına bebeğin dünyaya  gelmesinden sonra girer ve anneye yardımcı rolü üstlenir. Oysa babalık, baba olunacağının öğrenildiği an itibariyle başlar.
Çocuk;
  • Şefkat ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için anneye ihtiyaç duyar ancak
  • Özgürleşmesinin yolunu açma, bağımsızlığının aracısı, güvenliğinin koruyucusu ve hayatını kolaylaştırıcı baba figürüne de ihtiyaç duyar.
Babanın anneye göre daha az evde olması, çocukla- baba arasındaki ilişkiyi uzaklaştırabilir.
Kültürel olarak da baba, çocukla fazla duygusal ilişkiye girmeden uzaktan mesafeli bir ilişki kurar.
Babanın arka planda kalması çocukta özgüven sorunlarına neden olur.
Babanın yetersizliğinde ya da eksikliğinde çocuk;
  • İçe kapanık,
  • Çekingen ya da
  • Öfkesini kontrol etmekte zorluk yaşayan,
  • Saldırgan,
  • Sınırsız bir yapıda olabilir.
Çocuk babadan sevgi, şefkat, öpme ve koklama gibi sevgi davranışları gördükçe kendisini sevilebilir hisseder.
Bu nedenle baba sınır koyup çocuğun güvenini sağlayan otoriter baba olduğu gibi çocuğuna şefkat de göstermelidir.
Çocuk, kendisine kurallar koyan babasının kötü olmadığını, kendisini korumak, dış dünyaya hazırlamak için böyle yaptığını ve kendisini sevdiğini anlayabilir.
Bazı ebeveynler çocuklarına karşı “iyi polis-kötü polis” oyunu oynarlar. Yani, bir taraf çocuğun hatalarını kapatır diğer taraf ise disiplin kurmak için sert ve otoriter olur.  Ancak bu doğru değildir. Çocuk işine gelen tarafı seçer. Sınır çizen, otorite uygulayan kişiye karşı saldırgan olup isyan edebilir ya da içine kapanabilir. Sevilmediğini düşünür. Bu da çocuğun ilerideki hayatını ve ilişkilerini etkiler. Sürekli ceza alan ve disiplin uygulanan çocuk onaylanmadığını düşünür. 
Bazen de ebeveynler, kendi ebeveynlerinden gördükleri yanlışları çocuğuna uygulamamak için farklı davranır. Örneğin kendi babası aşırı otoriter ise o çocuğuna aşırı sevgi gösterip sınırsız tolerans tanır. Bu da doğru değildir.
Baba çocuğuna nasıl davranmalı?
Baba,

  • Çocuğun her hatasına tolerans göstermemeli, her sorunu çözmemeli, sorunu çözmesi için çocuğu teşvik etmelidir.
  • Çocuğun her istediğini yerine getirmemeli ancak sert ve anlayışsız bir baba da olmamalıdır.
  • Çocuğu ile ders verir bir tonda, öğretmen gibi konuşmamalı, sorgu memuru gibi sorular sormamalıdır.
  • Çocuğunun gözlerinin içine bakmalı, onunla fiziksel temas kurmalı, onu okşamalı, öpmeli ve sevildiğini hissettirmelidir.
  • Çocuğunun korkularını ve endişelerini sormalı, ancak karşılaştığı cevaplar karşısında paniğe kapılmamalıdır. Korkularını ve güçsüzlüklerini cezalandırmamalı, çözüm için yardımcı olmalıdır.
  • Aile kararlarında çocuğunun fikrini almalı, babanın hatası varsa çocuğundan özür dilemeli onun kararlarına saygı göstermelidir.
  • Eşine sevgisini göstermekten kaçınmamalıdır ki çocuk kendisini sevgi ağacının meyvesi olarak görebilsin.

    Kaynak: anneysen.com


Çocuklarda parmak emme ve tırnak yeme davranışı

PARMAK EMME

Emmek her bebeğin sahip olduğu bir reflekstir. Aynı zamanda rahatlama ve doyum sağlama aracıdır. Parmak emme bebeklik döneminde doğal bir olaydır. Hemen tüm bebekler acıktığında, huzursuz olduklarında ve uykuları geldiğinde emmek isterler. Ancak bu davranışın yaşamın ilk yıllarında azalmaya başlaması ve 3-4 yaşına geldiğinde kaybolması beklenir.
Eğer 3-4 yaşından sonra hala devam ediyorsa bu davranışın nedenini araştırmak gerekir. En önemli yapılması gereken bu davranışın yerine başka bir yöne yönlendirmek ve altta yatan korku, kaygı ,ilgisizlik gibi durumlar varsa bunu çözüme ulaştırmak olacaktır. Ceza vermek ,kızmak ,yasaklamak yapılmaması gereken davranışlardır.
TIRNAK YEME
Tırnak yeme çocuklarda ve ergenlerde çok sık görülen bir davranış problemidir. Genellikle yoğun kaygı ve stres durumlarında daha çok görülmektedir. Bazen yakın çevrede tırnak yiyen bir büyük ya da ebeveyn de model olabilir. Eğer alta yatan bir ruhsal bozukluk varsa (Kaygı bozukluğu, depresyon vs.)önce bu durum tedavi edilmelidir. Kızmak, uyarmak cezalandırmak doğru değildir. Yapılması gereken bu davranışın hangi zamanlarda görüldüğünü tespit edip çocuğun dikkatini başka yöne çevirmektir.

Kaynak:doktorsitesi.com


Yeni annelerin dikkatine

Yeni annelerin dikkatine

Doğumu izleyen 6 haftalık (42 gün) döneme “lohusalık dönemi” denir. Bu dönemin sonunda gebeliğin kadında yarattığı fizyolojik ve psikolojik değişimler, gebelikten önceki haline döner. Lohusalık dönemi anne vücudunun gerek psikolojik gerekse fiziksel olarak toparlanması için önem taşımaktadır.
— Bu dönemde görülen vaginal kanama ve akıntıya “ loşi “ ( lochia) denir.
— Kanamanın rengi zamanla açılır, önce sarı, sonra beyaz renk alarak yaklaşık dört hafta kadar devam eder.
— İçeriği açısından enfeksiyona uygun bir ortamdır. Bu nedenle hijyene çok dikkat edilmelidir
— Pedler sıklıkla değiştirilmeli ve ilk 3– 4 hafta tampon kullanılmamalıdır.
— Her ped değişimi sonrasında eller iyice yıkanmalıdır.
— Bebeğin her emzirilmesi ve her bakımı öncesi eller yıkanmalıdır.
— Lohusa akıntısının göğüsler ile temas etmesi önlenmelidir.
— Doğumla birlikte süt salgılanmaya başlar ve lohusalık boyunca devam eder. Bu olaya “ laktasyon” denir
— Bebeğin emzirilmesi sırasında oluşan memebaşı uyarısıyla beyinden oksitosin hormonu salgılanır. Oksitosin rahim kasılmasını sağlar, bu nedenle emzirme sırasında karın ve kasıkta ağrılar hissedilmesi normaldir.
— Endişelenmeyin, ilk üç gün süt miktarı azdır.Bebek emdikçe süt salgısı artacaktır.
— Ağrı : Doğumdan hemen sonra rahim kasılmaları, doğum sırasındakilere kıyasla daha şiddetlidir. Bunlara artçı ağrılar denir. 2-3 gün kadar devam edebilir. İlk 12 saatte sıklıkları daha fazladır. Daha sonra gerek sıklığı, gerek şiddeti giderek azalır.
— Taburcu olduktan sonra arada sırada ağrı hissedebilirsiniz. Size reçete edilen ağrı kesicilerden günde 3-4 tane alabilirsiniz.
— Vajinal doğum yapan lohusalar, yara yerlerinin şişliği ve hassasiyeti geçene kadar üzerine oturmamalıdırlar.
— Ateş ve terleme : Doğum sonrasında hafif ateşiniz olabilir. Eğer 38 °C üzerinde ateşiniz olursa önce göğüslerinizi kontrol edin. Göğüslerde süt birikmesi (göğüslerin aşırı sert ve hassas olması ile anlaşılır) ateşe neden olabilir. Böyle bir durumda göğüslerinizi yumuşayıncaya kadar süt pompası yardımı ve masajla boşaltın. Bir saat sonra ateş halen yüksek ise doktorunuzu arayın.
— Doğumdan sonra terlemek ve sık sık idrara çıkmak normaldir. Vücut bu şekilde gebelik sırasında tutulan suyu atacaktır.
— Eğer normal doğum yaptıysanız;
— Normal tuvalet temizliğini önden arkaya doğru temiz su ile yapmanız ve tuvalet sonrası kağıt peçete ya da havlu ile iyice kurulamanız,dikişlerinizin temizliğini dezenfektan bir solüsyon ile bir hafta kadar yapmanız gerekmektedir.
— Enfeksiyon belirtilerine dikkat!
— Eğer sezaryen ile doğum yapmışsanız;
— Eve çıktıktan sonra pansuman yapmanıza gerek yoktur. Kesi yerinizde sertlik, hissizlik olabilir. Bu durum birkaç ay sonra düzelebilir.
— Bunun yanısıra şişlik, kızarıklık, açılma, şiddetli ağrı, akıntı olması durumunda doktorunuza bilgi veriniz. Kesi yerinizi normal sabunlu su ile yıkayabilirsiniz.
— İlaçlar: Doğum sonrasında, 6 hafta süreyle doktorunuzun gebelik süresince size vermiş olduğu vitaminlere devam ediniz. Kontrole geldiğinizde ilaçlara ne kadar daha devam etmeniz gerektiğini doktorunuza danışınız.
— Banyo : Lohusalık döneminde çok terleyeceğiniz için sık sık duş alabilirsiniz. Küvet banyosu lohusalık bittikten sonra (42 gün) yapılabilir.
— Hareket : İster sezeryanla, isterseniz normal yolla doğum yapın, eve gittiğinizde kendinizi yatağa bağlamaktan kaçının. Şüphesiz istirahat edeceksiniz, ama uzun süre yatmanın damarlarda pıhtı oluşması gibi bir takım riskleri de beraberinde getireceğini hatırınızda tutun
— Normal doğumdan 1 hafta sonrasından itibaren hafif egzersizlere ve kegel egzersizlerine başlayın.
— Sezeryan sonrası 2 ay boyunca, dikişlerinizi zorlayıcı hareketlerden ve ağır eşyaları (su dolu kova, ağır valiz, koltuk gibi) kaldırmaktan kaçınmalısınız. Ayrıca ilk birkaç hafta boyunca, öksürürken ve doğrulurken ellerinizle dikişlerinizi destekleyin.
— Doğumdan 6 hafta sonra tüm genital organlar gebelik öncesi normal durumlarına dönerler. Bu nedenle cinsel ilişkiye, doğumdan 6 hafta sonra, hekim kontrolünü takiben izin verilir.
— Doğum sonrasında ilk cinsel ilişkiler ağrılı olabilir. Bunun nedeni vajen duvarının doğum sonrası düşük estrojen düzeyleri nedeni ile incelmesidir.
El ve ayaklarda şişmeler:
— Tüm kadınların yaklaşık % 40’ı hamileliğin son aylarında veya doğum sonrasında artan bacak, ayak ve el şişmelerinden yakınır. Bu sık görülen bir sorundur ve genellikle doğumdan sonraki 1 hafta içinde geriler.
— Bu durumda, uzun süre aynı pozisyonda, ayakları sarkıtarak oturulmaması ve ayakta durulmaması önerilir.
— Normal miktarda tuz almanızda sakınca yoktur.
— Vücutta toplanan su, normal şartlar altında doğumdan sonra 6 hafta içerisinde kendiliğinden atılır. Şikayetlerin artması veya yeniden ortaya çıkması halinde doktorunuza haber veriniz.
Doğum sonrası adet görme:
— Emziren annelerin bir bölümü lohusalık sonrası emzirme döneminde adet görmez. Buna “ laktasyon amenoresi” denir. Bu durum 12 aya kadar devam edebilir.
Diğer değişiklikler
— Lohusalık ve emzirme dönemlerinde aşırı saç dökülmesi olabilir. Hatta bu durum hamilelik süresince zaten dökülmesi gereken saçların dökülmemesi ve doğumdan sonra dökülmeye başlamasıyla oldukça dramatik bir şekilde ortaya çıkabilir, endişelenmeye gerek yoktur.
— Anneler değişen hormonların da etkisi ile doğum sonrası ilk günlerde psikolojik olarak olumsuz etkilenebilirler.
— Bu belirtilerin aşırı boyutlarda olması doğum sonrası depresyonun (postpartum depresyon) habercisi olabilir.
Eşinizin ve ailenizin yardımı size en büyük destektir
Emzirme süresince beslenme
— Doğum sonrası eve çıkan anne dilediği ve kendisine dokunmadığını bildiği her şeyi yiyip içebilir.
— Günde ortalama 2600-2800 kalori almaları önerilir.
— Gıda alımınızı 5 – 6 küçük öğüne dağıtınız.
— Tam buğday ekmeğini beyaz un mamullerine tercih ediniz.
— Her ana öğünde doğru, proteinden zengin beslenmeye dikkat ediniz.
— Düzenli olarak kalsiyumdan zengin gıdalar yiyiniz.
— Aşırı yağlı ve şekerli besinler süt veriminin artmasını sağlamadığı gibi kilo almanıza neden olur.
— Sigara ve alkol kullanmayınız.
— Bir çok anne emzirdiği süre içerisinde diğer zamanlara kıyasla daha çok susarlar.
— Susuzluk hissetmiyorsanız veya çok az susuyorsanız bile her emzirmede ve her ana öğünde bir büyük bardak sıvı almaya kendinizi alıştırınız.
— Böylece vücudunuzun sıvı ihtiyacı karşılanmış olur.
— Unutmayın süt verdiğiniz sürece düzenli sıvı almanız gereklidir.
Kaynak: doktorsitesi.com


Çocuklarda Aşırı İnternet Kullanımına Dikkat

        Hızla gelişen teknoloji; akıllı telefonların, tabletlerin, bilgisayarların oldukça fazla çeşitte olması ve internet ağının ulaşılabilirliğinin artması teknolojik cihazları hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir. Bu cihazların birçok alanda hayatımızı kolaylaştırdığı yadsınamaz bir gerçekken aşırı kullanımı da oldukça büyük bir tehlike haline gelmiştir.
        Günümüzde ilkokul öncesi dönemi çocukları bilgisayar, tablet veya telefonları genellikle oyun amaçlı kullanırlar. Bu kullanımın süresi artıkça çocukların gelişimlerinde problemler çıkmaya başlayabilir. Bu da ileriki dönemler için tehlike oluşturabilir. 0-6 yaş arası dönemde çocukların zihinsel, duygusal, sosyal ve dil gelişimleri oldukça hızlıdır. Çocukların kendi yaşıtlarıyla oynadığı oyunların (saklambaç, ip atlama, kule yapma, boyama, kes-yapıştır, lego, sek sek) ince motor, kaba motor, dil gelişimi, sosyal- bilişsel alanlarının gelişimine katkısı fazladır. Ebeveynlerin çocuklarını teknolojik aletlerden çok bu tarz oyunlara yöneltmesi gelişimleri için oldukça önemlidir.
        Çocukların yaklaşık 2 yaş civarında teknolojik aletlere ilgisi başlar.3 yaş öncesinde teknolojik cihazlarla ilgilenmesine olabildiğince engel olmak 3 yaş sonrasında ise bunu olabildiğince en aza indirerek ( en fazla gün boyu toplamda 20 dk) anne babanın denetimi altında kullanmasına izin verilebilir. 4-6 yaş grubu çocukları için bilgisayar oyunları çok cazip gelebilir ailenin bu konuda net tavır sergilemesi esnek olmaması çok önemlidir. Günde en fazla toplamda yarım saat olarak ailenin de onayladığı oyun veya çizgi filmleri izlemesine izin verilebilir.
        Çocuğun yaşı ilerledikçe internet kullanımını denetim altına almak güçleşebilir. Çocuğa ‘bilgisayarı bırak, başka bir şey yap’ demek yetmez bırakması için ondan daha çok keyif alacağı bir seçenek sunmanız gerekmektedir. Bunun için ebeveynlerin yapması gerekenler;
Onunla zaman geçirmek (sinema, tiyatro gibi sanatsal faaliyetlere katılmak, bisiklet sürmek, spor yapmak vs).
Çocuğun ilgi alanlarını öğrenmek ve bu alanda desteklemek.
Spor faaliyetlerine yöneltmek.
Sosyal ilişkilerini desteklemek, bunun için akranlarıyla zaman geçirmesini sağlamak
Kaynak:doktorsitesi.com

Önceki
Facebook Sayfamızı Beğenin